Gebelik Takibi

Gebelik Takibi

Gebelik ilk tanı konulduğu andan itibaren düzenli ve eksiksiz biçimde takip edilmelidir. Gebeliğin takibi sırasında annenin ve bebeğin sağlığı konusunda çok önemli bilgiler elde edilir. Gebelik takibi uygun biçimde yapılırsa ortaya çıkan sorunlar hızlı biçimde tespit edilebilir ve çözüm için gerekli önlemler alınabilir. Gebeliğin rahmin içine yerleşmesi son görülen adetten sonraki 23-30 gün arasındaki günlerde olur. Bu yerleşimden sonra gebelik sağlıklı ise sürekli gelişme başlar. Böylece son adet tarihine göre yaklaşık bir ay sonra başlayan gebelik dokuz ay bittiğinde bebek dahil 5-6 kilo ağırlığında bir hacme ulaşır. Gebelik Takibi Takvimi Gebeliğin ve bebeğin çok hızlı biçimde büyümesi sadece anne adaylarının değil gebelik takibi yapan doktorların da işini zorlaştırabilir. Gebelik takibi… Read More

Continue Reading
Kan Uyuşmazlığı

Kan Uyuşmazlığı

Bebeğin kan grubu faktörlerinden bazıları annenin kan grubu faktörleri ile uyuşmuyorsa, bebeklerde genellikle doğumdan hemen sonra kansızlık ve sarılık yapabilen kan uyuşmazlığı denilen bu hastalık görülebilir. Bu hastalık nedeniyle oluşabilecek kansızlık ve sarılık bebekte ağır hastalıklara veya zeka geriliğine neden olabilir. Doğumlardan hemen sonra bu hastalık için koruyucu aşının anneye yapılması ile sonraki gebeliklerde korunma sağlanır. Kan Uyuşmazlığı Nasıl Oluşur? Bebeğin kan grubu özellikleri anne karnında yaklaşık yedi haftalıkken diğer her türlü kalıtımsal özellik gibi baba ve annenin kan gruplarının birleşmesinden oluşacaktır. Her insanın kan gruplarını oluşturan genler bir çifttir ve bu iki genin ortak etkisi ile kan grubu belli olur. Bu genler, “A”, “B” veya “O” grupları ile Rh… Read More

Continue Reading
Serbest Fetal DNA Testi

Serbest Fetal DNA Testi

Serbest Fetal DNA Testi (Maternal Fetal DNA Testi, Cell-Free Fetal DNA Testi) bebeğe ait DNA parçalarının annenin kanında yakalanıp genetik hastalıklar açısından incelenmesidir. Bu test ile bebeğe ait genetik hastalıklara doğruluk oranı çok yüksek ve tehlikesiz bir biçimde tanı konulabilir. Hücrelerin çekirdeklerinin içinde bulunan DNA (Deoksiribonükleik Asit) adlı madde, bulunduğu hücrenin görevini yapmasını sağlayan bilgileri taşır. DNA, normalde hücrelerin çekirdeği içinde olsa da, kan dolaşımında da serbest DNA parçacıkları yakalanabilir. Bu durumun dünyada ilk kez saptanması 1948 yılında Paris’te Mandel ve Métais adlı iki Fransız doktor tarafından olmuştu, bu eski yıllarda hiç kimse bu keşfin önemli olduğunu düşünmemişti. Bu keşfin tıpta işe yarar bir teste dönüşebilmesi için teknolojik ilerlemeler olmasını… Read More

Continue Reading
Folik Asit

Folik Asit

Folik asit (Folat, Vitamin B9), insan vücudunda hücrelerin gelişimi ve işlevlerini yerine getirme sırasında kullanılan, aynı zamanda kırmızı kan hücreleri yapımında işe yarayan bir vitamindir. Gebelik sırasında folik asit kullanılırsa anne karnındaki bebeklerde özellikle sinir sistemiyle ilgili sakatlıkların görülme şansı azalır. Folat, koyu yeşil yapraklı olan ıspanak, kuşkonmaz, Brüksel lahanası gibi sebzelerde, fasulye, barbunya, bezelye ve fındıkta bulunur. Ayrıca portakal, limon, muz, karpuz ve çilekte folat bulunur. Bazı ülkelerde unlu mamüllerin üretimi sırasında folik asit kullanılır, böylece bu gıdaların besleyici gücü artırılmış olur. Vitamin B9, Folat ve Folik Asit Günlük konuşma dilinde çoğu zaman folik asit, folat ve vitamin B9 sözcükleri eş anlamlı olarak kullanılır fakat bunlar arasında fark olduğunu… Read More

Continue Reading
Gebelikte Kanama

Gebelikte Kanama

Gebelikte Kanama Olması Annenin ve Bebeğin Yaşamını Tehdit Edebilir – Sağlıklı bir gebelikte kanama olması beklenmeyen bir durumdur, rahim içinde gebelik olması normal biçimde adet olmasını engelleyecektir. Gebelik sırasında kanama olması sıklıkla gebelikte düşük olması veya erken doğum tehlikesini gösterir. Gebelik sırasında kanama olması beklenmeyen bir durum olmasına rağmen özellikle gebeliğin ilk ayları içinde yaklaşık olarak her dört gebe kadının birinde kanama görülebilir. Gebelik sırasında olan kanamalar çoğu zaman anne veya bebek için yaşamsal tehlike yaratmaz. Gebelik sırasında görülen kanamanın açık renkli, fazla miktarda olması ve beraberinde pıhtı veya katı parçalar gelmesi durumun çok acil olduğunu gösterebilir. Gebelikte Kanama Nedenleri Gebeliğin ilk aylarında görülen kanamanın en sık nedeni düşük olması… Read More

Continue Reading
Genetik

Down Sendromu

Down Sendromu (Mongolizm, Trisomi 21) zeka geriliği, vücut yapısında bozukluklar ve doğuştan organ bozuklukları görülen bir genetik bozukluk durumudur. Down sendromu yaklaşık olarak her 700 canlı doğumda bir görülür ve çoğunlukla nedeni hücrelerin içinde bulunan 21. kromozomun sayısının üç tane olmasıdır. Bu genetik sendrom ilk kez 1866 yılında İngiliz doktor John Langdon Down tarafından tanımlanmıştır. Özellikle 35 yaşından fazla anne ve babaların bebeklerinde Down sendromu görülme sıklığı artar fakat daha genç yaştaki anne-babaların bebeklerinde de görülebilir. Down sendromu üç biçimde oluşabilir; %95 oranında en sıklıkla görülen tipinde 21. kromozomun sayısı üç tanedir ve ırsi (kalıtsal) değildir yani ailede başka bireylerde görülmez. Down sendromunun bir diğer türünde 21. kromozom sayısı normalde… Read More

Continue Reading
Genetik

Faktör V Leiden Mutasyonu

Faktör V Leiden mutasyonu, insanlarda kan pıhtılaşmasını kolaylaştıran Faktör V adlı maddenin etkisini artırarak kan toplardamarları içinde aşırı pıhtılaşma oluşmasını sağlayan bir genetik hastalıktır. Bu hastalık olan kişilerin vücutlarındaki toplardamarları içinde, akciğer, karaciğer ve beyin damarları içinde pıhtılaşmaya bağlı tıkanıklıklar ortaya çıkabilir. Gebelik olan kadınlarda bu hastalığa bağlı olarak gebeliğin erken haftalarında düşük görülebilir. Faktör V Leiden Mutasyonu Nasıl Olur? Kan pıhtılaşması normalde kanın damarlardan dışarı çıkmasını engelleyen bir mekanizmadır. Faktör V Leiden mutasyonu ile kan pıhtılaşmasına yardımcı olan Faktör V adlı maddenin etkisini azaltan maddelerin üretimi bozulur. Böylece Faktör V kanda daha uzun süre kalır ve kanda pıhtılaşma yaratıcı etkisi daha fazla olur. Bu hastalığın sonucu Faktör V Leiden… Read More

Continue Reading
Gebelikte Hipertiroidi

Gebelikte Hipertiroidi

Gebelikte Hipertiroidi Anne ve Bebek İçin Tehlikeli Olabilir – Tiroid bezinin salgıladığı hormonların kanda yüksek seviyede olmasına hipertiroidi denir. Tiroid bezi boyunda orta hatta nefes borusunun önünde yerleşmiştir. Gebelikte kadınların yaklaşık olarak % 0,3 kadarında hipertiroidi görülür. Gebelikte Hipertiroidi Belirtileri Hipertiroidi durumunda görülebilen bazı belirtiler örneğin halsizlik, kalbin hızlı atması veya sıcağa karşı dayanıksızlık durumu gebelik belirtilerine benzer. Hipertiroidi hastalığının diğer belirtileri kalp atışlarında düzensizlik, sinirlilik, ellerde hafif titreme, uyku bozukluğu, kilo kaybı, şiddetli bulantı ve kusma olabilir. Hipertiroidi ayrıca gebeliğe bağlı yüksek tansiyon (preeklampsi ve eklampsi) ve kalp yetmezliğine neden olabilir. Gebelikte Hipertiroidi Neden Olur? Gebelik sırasında şiddetli bulantı ve kusma olan gebe kadınların bazılarında hipertiroidi saptanabilir. Gebelikte hipertiroidi… Read More

Continue Reading
Gebelikte Hipotiroidi

Gebelikte Hipotiroidi

Gebelikte Tiroid Hormonu Yetersizliği – Tiroid bezinin hormonlarının az salgılanması durumuna hipotiroidi denir ve gebelik sırasında oldukça sık görülür. Gebelikte hipotiroidi durumu erken tanı konulamaz ve uygun tedavi yapılamazsa anne ve özellikle bebek için çok ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Tiroid bezi boyunda yerleşmiştir ve metabolizma hızını, kalp ve sinir sistemi, vücut ağırlığı, vücut ısısını etkileyen hormonları salgılar. Gebe kadınların %2-3 kadarında hipotiroidi durumu görülebilir. Gebelikte Hipotiroidi Belirtileri Hipotiroidi durumunun aşırı kilo almak veya halsizlik gibi bazı belirtileri gebelik belirtilerine benzer, bu benzerlik erken dönemde tanı konulmasını zorlaştırabilir. Hipotiroidi durumunun diğer belirtileri, soğuk havaya karşı duyarlılık, yani aşırı üşüme, kabızlık, kas kasılmaları ve unutkanlık olabilir. Gebe kadında hipotiroidi hastalığına ait yakınmaların… Read More

Continue Reading
Ultrason

Ultrason

Çağdas teknolojinin insan sağlığı konusunda yaptığı en büyük katkı tartışmasız ultrason cihazları. Ultrason cihazları ilk icat edildiği tarihten itibaren sürekli değişti, yeni işlevler eklendi ve kullanıldığı alanlar giderek genişledi. Günümüzde cebe sığacak veya bir dizüstü bilgisayara bağlanacak kadar küçük ve kullanışlı olanlar yanında anne karnındaki bebeklerin yüzünü üç boyutlu gösteren güçlü cihazlar gibi birçok ultrason cihazı modeli var. Ultrason Nedir? Belki biliyorsunuz insan kulağı 20 ile 20000 Hertz frekanslar arasındaki sesleri duyabilir. Günümüzde kullanılan ultrason cihazları ise 1 ile 5 MegaHertz arasındaki frekanslardaki ses dalgaları ile çalışır. Bu yüksek frekanslı ses dalgalarına ultrason (Íngilizcede “ultrasound”) denir. Belki bütün dünyada isimlendirme konusunda bir hata yapılıyor, ultrason yüksek frekanslı ses demektir ama… Read More

Continue Reading